Afrika ve Ortadoğu Araştırmaları Grubu Kuruldu
TOSADER AFRİKA VE ORTADOĞU ARAŞTIRMALARI GRUBU (AFROG)
Amaçlar ve Hedefler:
Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında önemli bir jeopolitik ayrıcalığa sahiptir. Afrika, kuşkusuz bu jeopolitiğin doğal bir uzantısıdır. Son derece stratejik konuma sahip Afrika ile önemli tarihi bağlara sahip olmamıza rağmen Türkiye-Afrika ilişkileri geçtiğimiz yüz yıl içerisinde ihmal edilmiştir. Afrika kıtası, sahip olduğu doğal kaynaklar, genç ve dinamik nüfusu, büyüyen ekonomisi ve stratejik konumu nedeniyle günümüzde ve gelecekte küresel siyaset ve ekonomi açısından giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Türkiye de son yıllarda Afrika ile ilişkilerini güçlendirmekte, siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliklerini artırmaktadır.
Afrika, zengin doğal kaynaklarıyla önemli bir ekonomik potansiyele sahiptir. Ayrıca, tarım potansiyeli yüksek olan kıta, küresel gıda güvenliği açısından da kritik bir konumdadır. Son yıllarda Afrika ülkeleri, ekonomik reformlar ve bölgesel entegrasyon çabalarıyla büyüme oranlarını artırmakta ve doğrudan yabancı yatırımları çekmektedir. Kıtanın demografik dinamizmi oldukça yüksektir. Dünya üzerindeki en genç nüfusa sahip kıtanın nüfusunun 2050 yılında 2,5 milyara ulaşması beklenmektedir. Bu durum, Afrika'yı hem büyük bir iş gücü kaynağı hem de hızla büyüyen bir tüketici pazarı haline getirmektedir. Genç nüfus, teknoloji ve inovasyon alanında da önemli fırsatlar sunmaktadır. Ayrıca dünya ticaret yollarının kesiştiği stratejik ve jeopolitik konumu sayesinde Kızıldeniz, Süveyş Kanalı, Hint Okyanusu ve Atlantik Okyanusu kıyılarıyla küresel ticarette stratejik bir rol oynamaktadır. Çin, ABD, AB ve diğer büyük güçler Afrika'da etkilerini artırmak için çeşitli girişimlerde bulunmaktadır.
Türkiye, Afrika ile ilişkilerini "kazan-kazan" prensibi çerçevesinde geliştirmektedir. 2005 yılı, Türkiye'nin "Afrika Yılı" ilan edilmesiyle kıta ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerin hız kazandığı bir dönem olmuştur. Türkiye'nin Afrika'daki büyükelçilik sayısı 2009'da 12 iken, 2024 itibarıyla 44'e yükselmiştir. Afrika Birliği ile ilişkilerini güçlendiren Türkiye, kıtada barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik diplomatik ve insani yardımlarını da sürdürmektedir. Türkiye ile Afrika arasındaki ticaret hacmi son 20 yılda önemli ölçüde artmıştır. 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2023'te 40 milyar doları aşmıştır. Türk müteahhitlik firmaları, kıtada altyapı, enerji ve inşaat sektörlerinde önemli projelere imza atmaktadır. Ayrıca, tarım, madencilik, savunma sanayi ve yenilenebilir enerji alanlarında da iş birlikleri giderek artmaktadır. Türkiye, Afrika ile kültürel ve akademik ilişkilerini de güçlendirmektedir. Türkiye Bursları programı ile binlerce Afrikalı öğrenciye yükseköğrenim imkânı sağlanmaktadır. Ayrıca, Yunus Emre Enstitüsü ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla Afrika'da birçok kalkınma ve kültürel proje yürütülmektedir.
Türkiye-Afrika ilişkilerini, Türkiye-Ortadoğu ve Ortadoğu-Afrika ilişkilerinden bağımsız değerlendirmek mümkün değildir. Ortadoğu, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında yer alarak uluslararası ticaret yolları açısından büyük bir stratejik öneme sahiptir. Süveyş Kanalı, Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mandeb gibi küresel deniz ticaretinin kilit noktaları bölgededir. Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %48’i ve doğalgaz rezervlerinin %40’ı Ortadoğu’da bulunmaktadır. Türkiye’nin bölgedeki birçok ülkeyle diplomatik ve ekonomik bağları güçlüdür. Özellikle Suriye’de yaşanan rejim değişikliği Türkiye’nin bölgedeki konumunu sağlamlaştırmıştır. Türkiye, Irak ve Katar ile stratejik enerji iş birlikleri, Suudi Arabistan ve BAE ile gelişen ticari bağları ve Afrika-Asya pazarlarına erişimdeki ortaklıkları ile dikkat çekmektedir. Tüm bunlar bölge ve küresel dengeler açısından Ortadoğu coğrafyasını stratejik ve belirleyici kılmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’nin bölgesel ve küresel çıkarları ile Türkiye-Afrika ilişkileri açısından Ortadoğu büyük önem arz etmektedir.
Afrika ve bağlantısında Ortadoğu günümüzde ve gelecekte küresel dengelerde kritik bir konuma sahip olmaya devam edecektir. Türkiye, bölge ile olan ilişkilerini siyasi, ekonomik ve kültürel boyutlarda geliştirerek güçlü bir ortaklık kurma yolunda ilerlemektedir. Ancak hem Afrika’nın hem de Ortadoğu’nun önemi ve Türkiye’nin bu coğrafyalarla olan tarihi bağları göz önüne alındığında ilişkilerin daha derin ve stratejik bir boyut kazanması gerektiği aşikardır.
Bu amaçla TOSAD bünyesinde Afrika ve Ortadoğu Araştırmacıları Grubu (AFROG) kurulmuştur.
AFROG,
1. Öncelikle Afrika kıtasını tanımaya yönelik teori ve saha çalışmaları yapmayı,
2. Bağlantısında Ortadoğu coğrafyası için aynı çalışmaları yapmayı,
3. Teori ile pratiği bir araya getirerek Afrika’ya ve Ortadoğu’ya yönelik sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik projeler tasarlayıp hayata geçirmeyi,
4. İlgili projeleri gerçekleştirmek için kaynak geliştirmeyi,
5. Ulusal ve uluslararası partnerler ile odak ülkeden yerel partnerleri bir araya getirerek maliyet-etkin çalışmalar gerçekleştirmeyi, hedeflemektedir.
TOSAD-AFROG bünyesinde tarih, ekonomi, tarım, uluslararası ilişkiler, sosyoloji ve teoloji gibi farklı alanlarında çalışan akademisyen ve uzmanların yer alması gerekmektedir. Sivil inisiyatif olarak ortaya çıkan bu girişim ülkemizde özellikle üniversitelerle kurumsal iş birliği yapmayı önemsemektedir. İş birliği yapacağımız üniversiteler bünyesinde Afrika ve Ortadoğu Araştırtmaları Merkezi kurmayı da teklif etmekteyiz. Böylece çalışmaları bu çatı altında daha kurumsal ve akademiyle iç içe yürütmenin faydalı olacağını söyleyebiliriz.